Pages Menu
TwitterRssFacebook
Categories Menu

| 1 yorum

2 Yaş Sendromu

2 Yaş Sendromu

Mira da kolay atlattım aslında yada yavrum 2 yaş sendromundan daha büyük bir sendrom yaşayıp, iki kardeşi hayatına adapte etmeye çalıştığı için sıra ona gelmedi belki de:)

Peki  bu çok bahsedilen “2 Yaş Sendromu” nedir?

“2 yaş sendromu” bebeklikten sıyrılan, çevresinde olup biten her şeyi artık ciddi anlamda fark eden ve bu çevredeki hayatın akışına müdahale etmeye çalışan çocuğun başarabildiği şeylerden feyiz alarak başaramadıklarına olan öfkesinin, kabulsüzlüğünün adıdır. Tahmin edeceğiniz gibi 2 yaşına yaklaşan bir çocuğunda başaramadığı o kadar fazla şey olacaktır ki…

Anne-baba tutumu ciddi anlamda bu sendromu tetiklemektedir. Özellikle o dönemde çocuktan büyümüş gibi her şeyi yapmasını beklemek ya da hala bebekmiş gibi sürekli engellemede bulunmak çocuğun huzursuzluğunu ve öfkesini artıran sebeplerdendir. Ben bu hatayı Mira da çok yaptım. Yani belki kardeşlerin gelmesinden dolayı Mira benim için her zaman herşeyi yapabilen çocuğumdur.

Çocuk doğası aslında basit: Çocuk çevresindeki her şeyin farkında olduğu için çevresini keşfetmek ve bizde gördüğü her şeyi yapmak, bizim başarabildiğimiz her şeyi başarmak isteyen bir varlık. Tv dekoderimizin ayarlarını yapmamız, kendi yemeğimizi yiyebilmemiz, dışarı çıktığımızda kimsenin elinden tutmadan yürümemiz, çekmeceleri, dolapları istediğimiz gibi açıp içinden istediğimiz şeyi almamız, istediğimiz kıyafeti giymemiz vb gibi…Çocuk aslında sürekli bizi gözlemektedir ve bizim yaptığımız her şeyi kendisinin de yapabileceğine inanır. Bu yüzden dekoderi kurcalar, döke saça yemeye çalışır, dışarıda bebek arabasına binmek yerine inip onu sürme eğilimi gösterir, yürürken elinizden tutmak istemez, dolap ve çekmeceleri yerle bir eder, sizin seçtiğiniz kıyafeti giymeyi reddeder. Bu saydıklarımız esnasında başarısızlık duygusu yaşadığı zaman ve biz ebeveynler tarafından “hayır” “olmaz” “yasak” gibi kelimelerle engellendiği zaman öfkelenir, saldırgan davranışlar sergiler, ağlama krizi geçirir. Bu aslında anlaşılmayacak bir davranış değildir. Herkesin bu davranışları sergilediğini gören çocuk, kendisi aynı davranışı sergileyince neden “hayır!” deniyor? Buna anlam veremediği için de öfkelenir. Düşünün; çevrenizde herkes eline bıçağı almış şapır şupur elma yiyor. Öyle çok canınız çekiyor ki, siz de tam bıçağa uzanıp elma yiyecekken biri geçip karşınıza “hayır!” diye bağırıyor ve sizi engelliyor. Sinirlenmez misiniz? Daha sonra o kişinin size dilimleyip uzattığı elmayı yer misiniz? Tabi ki ona öfke duyduğunuz için yemezsiniz. Bu aslında çok doğal bir tepkidir.

IMG_4033  2 Yaş Sendromunda Olan Ebeveynler

Bu sendrom aslında çocuklar için adlandırılmış olsa da çocuktan ziyade kendisini bu sendroma sürükleyen ve çıkmazlar içinde çaresiz kalan ebeveynler de vardır. Çok kolay atlatılabilecek bir süreçken bilinçsiz ebeveyn tutumu hayatı çekilmez bir hale sokabilir. Aslında bilinçsiz değil tecrübesiz demem daha doğru sanırım.

DİKKAT! 2 yaşında olan çocuğunuz, siz değilsiniz. O bazı şeyleri anlayamayacak kadar küçük olsa da siz onun henüz bebeklikten yeni çıkmış 2 yaşında bir çocuk olduğunu anlayabilecek kadar büyüksünüz. Çocuğunuza yetişkin muamelesi yapıp her şeyi anlamasını ve her istediğinizi yapmasını beklemeyin.

“Ağaç yaşken eğilir” atasözü doğru olsa da 2 yaş fazla cıvık ve fazla yaştır. 2 Yaşında bir çocuğa odasını toplu tutmayı öğreteceğim fantezileri kurup çocuğun tepesine çöreklenmeyin. Bırakın dağıtsın, keşfetsin, oynasın, kendi odasından size bir oyuncak göstermek için gelen ve yarım yamalak kurduğu cümlelerle size bir şey anlatmaya çalışan çocuğunuza “bu odaya oyuncak gelmeyecek demedim mi!” diye bağırırsanız ve çocuk da buna karşılık alıp oyuncağı suratınıza fırlatırsa kusura bakmayın ama 2 yaş sendromunda olan sizsiniz, çocuk değil 🙂 Bunu benden iyi kimse bilemez çünkü o oyuncağı suratıma yemişliğim çok:) Eğer bir kez oyuncaklarını kendisi sepetine koyup topladıysa onu takdir edin, aferin deyin, ödüllendirin. Ama bunun devamını istemeyin. Sadece doğru olan davranışları pekiştirin. Yanlış davranışlar eğer çocuk ve sizin için zararsızsa mümkün olduğunca görmezden gelin. Sizden ilgi isteyen çocuk bu tarz davranışlarla ilginizi çekmeye çalışır. Siz olumsuz davranışlara(tehlike yoksa)tepkisiz kalıp olumlu olanlarda onunla ilgilenirseniz çocuk sizin dikkatinizi çekmek için olumlu davranışlara yönelecektir.( yani demem o ki ben düşündüğünüz kadar rahat değil tecrübeli bir anneyim sadece) :)))

Unutmayın çocuğunuz en az siz kadar zeki. Hatta anneanne-babaannelere sorun sizden bile zeki. Sizin davranışlarınızı sizin anlayamayacağınız derecede iyi bir şekilde yorumluyor. Eğer çok agresif ve saldırgansa kendi davranışlarınızı düşünüp, onları değiştirmeyi denemenizde fayda var.

IMG_3816

Onunla Konuşun

2 yaşında bir çocuk genel olarak tam anlamıyla konuşamaz ve isteklerini tam olarak ifade edemez. Sanırım benim Mira da 2 yaş sendromunu tam yaşamamamın en büyük sebebi buydu. Çünkü Mira 1,5 yaşında iken tamamen konuşuyordu. Asım’ın şu an anne,baba ve mama dan başka kelime kullanamadığını düşünürseniz gayet iyi bir performans:) İsteklerini anlatamadığı için de öfkelenir. Ama biz anne-babalar rahatça konuşabildiğimize göre ortaya çıkan sorun da kolayca aşılabilir. Nasıl mı? Seçenekler sunarak.

Örneğin çocuk tezgahı gösteriyor ve bir şeyler mırıldanıyor. Bardağı veriyorsunuz almıyor, tuzluğu uzatıyorsunuz almıyor.Tezgahtaki şekerliği bile verdiniz almadı hatta bu süreçte çocuğun da öfkesi gittikçe artıyor, tabi sizinki de…En sonunda “eeeh çık şu mutfaktan beee!” diyerek itekleyip çıkardınız. Hemen gözünüzü kapatın, konuşamadığınızı düşünün. Canınız 1 bardak su içmek ama çeşmeden içmek istiyor ve bunu karşınızdaki bir türlü anlamıyor, üstelik sizi yaka paça mutfaktan dışarı atıyor. Ne hissedersiniz?

Başa dönelim, çocuk tezgahta bir şey gösterip bir şeyler mırıldanıyor.”Tezgahtaki bardağı mı istiyorsun?” dediniz, reddetti.“Peki al bakalım o zaman tuzluğu.” Dediniz onu da reddetti. Demekki daha karmaşık bir isteği var. “Gel bakalım kucağıma, bir de burada göster ne istediğini tatlım” dediniz. Çocuk bardağı ve çeşmeyi gösteriyor. Gerisini de siz çözebilirsiniz heralde=) Çocuğunuzun anlam veremediğiniz isteklerine karşı onunla konuşun ve ona seçenekler sunun. Çocuğu oradan uzaklaştırmak çözüm değildir.

IMG_3892

2 Yaş Sendromuyla Baş Etme Yolları

1) Öncelikle çocuk olanın o, yetişkin olanın siz olduğu ayrımına varın.

2) Bağımsız olma çabasını destekleyin.Uygun ortamlar yaratın ve her başardığı şeyi pekiştirin.

3) ”hayır, olmaz, yasak, cıs” gibi kelimeleri mümkün olduğunca kullanmayın. Bunlar çocukta engellenme duygusu yarattığı için çocuğu öfkeye sürükler. Onun yerine tehlikesizse kontrollü şekilde isteğini gerçekleştirin ve merakını giderin ya da tehlike arz eden bir durumsa dikkatini başka yöne çekip olumsuz olan nesneyi ortamdan çıkarın.

4) Yaşam akışınızda önceliğiniz işiniz ya da ev işleri olmasın. Yani çorba karıştırırken çocuğunuzun başını okşamayın. Kaliteli zaman geçirdiğiniz, sadece onunla oyunlar oynadığınız, sadece ona ait olduğunuz bir zaman dilimi olsun. Bunu bilen çocuk siz yemek yaparken gelip ilgi istemez, yemek pişince oturup onunla oynayacağınızı bilir çünkü. Ama ona ayırdığınız anlamlı bir zaman dilimi yoksa size hiçbir iş yaptırmayacak sürekli paçanızı çekiştirecektir.

5) Sen dili yerine ben dili kullanın. Bu çok önemlidir. Örneğin “ sen nasıl erkeksin, ağlayıp duruyorsun!” “ kızlar böyle davranmaz, çabuk otur buraya!” gibi cümleler yerine; “vazoyu oynamana izin vermediğim için üzüldüğünü biliyorum. Bu da ağlamana sebep oluyor.” Ya da “çok koşarsan yorulursun ve bacakların ağrır, bu da beni çok üzer, haydi yanıma otur biraz dinlenelim” gibi cümlelerle hem kendi duygunuzu ifade edin hem de onu duygularını ifade etme konusunda teşvik edin.

6) Onun da fikrini alın. Seçenekler sunun. Bu ona önemli olduğunu hissettirecektir. Kıyafetlerinden birkaç kombin yapın ve onlardan birini seçmesini isteyin. Böylece kıyafet krizi yaşanmamış olur ve çocuğunuz eşortman üstü gömlekle dolaşmamış olur:) Dışarı çıkarken seçenek sunun; “parka mı gitmek istersin oyun odasına mı?” gibi. Böylece oyun odasına giderken parkın önünden geçen çocuk parka da girmek için yaygarayı basmaz. Çünkü kendi seçiminin sonucunu yaşamaktadır, sizin değil.

7)  Karşısında değil onun tarafında olduğunuzu hissettirin.

8) Televizyon izlerken tv’yi kapatıp izlemesini yasaklamak yerine çeşitli aktiviteler bulun ve tv izlerken onu bırakıp size katılmasını sağlayın.

9) Sınırlarınız olsun.”Hayır” dememek her şeyi onaylamak değildir. Hayır demeden de davranışları reddedebilirsiniz. Örneğin “ biliyorum şu an makarna yemek istiyorsun ama bugün bezelye yeme günü. Bugün bezelyeyi yiyenler yarın makarna yiyebilir..” gibi…Ve asla taviz vermeyin. Benim asla yapamadığımı yapın yani:)

Ve son olarak her şeyden önce çocuğunuzun çok iyi bir gözlemci olduğunu unutmayın. Onun önündeki tek örnek sizsiniz. Davranışlarınıza dikkat edin. Ona “tv izleme” deyip siz saatlerce tv izlemeyin. Söylediklerinizde tutarlı olun. Onun yapmasını istediğiniz davranışları siz de sergileyin. Onun öfke nöbetlerinde siz sakin olun ki çocuk sakinliği örnek alsın. Siz de bağırırsanız bağırmayı örnek alır.

Çocuk aslında birçok davranışıyla sizin aynanızdır. Siz 2 yaş sendromuna girmezseniz çocuk da kolay ve çabuk atlatacaktır. Önemli olan biraz okumak, araştırmak ve doğru davranışı sergilemektir.

Sendromsuz, huzurlu, mutlu günler….

IMG_3966

Print Friendly, PDF & Email

1 Yorum

  1. Ne kadar da güzel anlatmışsın Özge bayıldım… Yapmadığım/bilmediğim/düşünmediğim yerler vardı yazın beni aydınlattı çok teşekkür ediyorum 🙂

Yorumunuzu yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir