Pages Menu
TwitterRssFacebook
Categories Menu

| 0 yorum

Emziren Anneler için ; Humana Still-Tee

Emziren Anneler için ; Humana Still-Tee

Emzirmenin tüm annelerin sabırla takibinde bulunmaları gerektiği bir süreç olduğunu düşünüyorum. Düşünsenize, yaklaşık dokuz ay boyunca karnınızda taşıdığınız bebeğiniz artık kucağınızda ve karnınızdayken hem onun hem de kendinizin sağlığı için beslenmenize nasıl dikkat ettiyseniz şimdi de sütünüz için aldığınız besinlere özen göstermeniz gerekiyor. Özellikle de ilk defa anne oluyorsanız insanların “annelik sorumluluk ister” sözünü emzirme olayında doğrulamaya başlıyorsunuz ve bebeğinizin en önemli ihtiyaçlarından biri olan beslenmeyi de doğru bir şekilde sağlamak istiyorsunuz. Bu dönemde size birçok kişi tarafından çeşit çeşit öneriler gelir. Mesela herkes farklı bir bitkinin çayını önerir, siz hangi birini kullanacağınıza şaşırırsınız. Ben de özellikle Mira’ yı emzirirken bu durumun tam da içindeydim ve bu sırada Humana Still-Tee ile tanıştım. Emziren anneler için anne sütü arttırmaya yardımcı olan bu bitki çayında, ayrı ayrı bir sürü bitkinin kafanızı karıştırmasının aksine anne sütü için gerekli olan bitkiler bir arada bulunuyor. Kendisi, içerisinde bulunan çemen otu, rezene, keçisedefi otu, mine çiçeği gibi Galaktogog etkili bitkiler sayesinde süt bezlerini uyararak süt yapımını hızlandıran ve süt miktarını önemli ölçüde arttıran bir çay. Söylediğim...

Devamı

| 2 yorum

HİPNOTİK DOĞUM – HİPNOZLA AĞRISIZ DOĞUM

HİPNOTİK DOĞUM – HİPNOZLA AĞRISIZ DOĞUM

Son günlerde özellikle ünlülerin yoğun ilgi gösterdiği bu doğum şekli “ünlü” olmaları sebebiyle sesini duyurmaya başladı. Oysa ki “hipnotik doğum” daha az profosyonel şekliyle yüzyıllardır insanların yaptıkları bir şey.Yani annelerimiz bizi, anneannelerimiz annelerimizi diye giden uzun bir liste var ki bazı farklarla aynı doğum şeklini kullanmışlar aslında. O zamanlar yoga, nefes teknikleri vs olmadığı için daha çok acı çekmiş olma olasılıkları yüksek olsa da konuyu araştırırken gördüğüm kadarıyla hepsi; “sancıları gelince dünyaya getirecekleri mucizeye kendini kaptırarak doğum yapacakları yere giden (yan oda, minder üstü, ebenin evi, mutfak, komşu evi gibi..)” insanlar. Modanın her yönünde eskiye dönüş olduğu gibi doğum konusunda da bu aralar eskiye rağbet bir hayli fazla.Tabi günümüzün teknikleri de eklenerek. En son bu tekniği kullanan Özgü Namal “Hipnotik doğum” kavramını gündeme bomba gibi getirdi. Ben de küçük bir araştırma yaptım, nasılmış bu doğum şekli? Kulağa hoş gelen, içeriği hayran bırakan hipnozlu doğum aslında hiç de göründüğü kadar basit değil. Doğum öncesinde detaylı bir hazırlık süreci gerektiriyor. Bu şekilde doğum yapmak için anne adayları nefes teknikleri ve genelde...

Devamı

| 0 yorum

Hamilelik sonrası anne estetiği “Mommy Makeover”

Hamilelik sonrası anne estetiği “Mommy Makeover”

Ben genetik olarak şanslı kadınlardanım. Düşünürseniz ilk hamileliğimde 24 kg. , ikizlerde ise 30 kilo almama rağmen şu an 36 beden ve sıfır çatlak ve selülitleyim:)  Ne yaptın bunun için derseniz ise bol hareket ve su harici hiç birşey. Lakin azınlık olduğumun farkındayım. Bir çok anne malesef doğumdan sonra değişen vucudlarını eski haline getirmekte zorlanıyor. Bunun için konuyu uzmanına sormak istedim.  Op. Dr. Semih Gök ‘ün kaleminden anne estetiği: Hamilelik sonrası özellikle meme ve karın bölgelerinde oluşan deformasyonları gidermek için bir çok anneye kombine estetik operasyonlar uygularız. Yakın zamana kadar, kadınlar bu sorunlarını dile getirmezlerdi ve bu durumu “anneliğin gereği” olarak kabul ederlerdi. Oysa ki bu değişiklikler kadınlarda depresyona varabilecek sorunlar yaratmakta ve  bu sorun ailenin diğer bireylerine de yansıyabilmektedir. Hamilelik süresince anne adayının vücudu bebeğin büyümesine odaklanır.  Bu dönemde kadınlar daha ziyade karın ve kalça bölgelerinden kilo alırlar.  Genel olarak hamilelik sırasında 10-14 kilo kadar alınır. Doğumdan sonra da emzirme, hormonal değişim, annelik stresi, uykusuzluk, vücudun eski diriliğini kaybetmesi gibi nedenlerden dolayı anneler biz estetik cerrahların kapısını daha...

Devamı

| 1 yorum

Mira

Mira

Hikayemiz bundan tam 6 ay önce başladı . 25.07.2011 de minik kızımı kucağıma verdiklerinde. Hep o ilk buluşma anlatılır ya bizde durum hiç öyle gitmedi. Aklım karışık ” Nasıl yani şimdi ben bunun annesiyim öyle mi eeee şimdi duygulanmam gerekmiyor muydu? Hadi Özge ağla ama yooo ağlamak istemiyorum ” şeklinde savaş vermiştim kendimle. Belki de narkozun etkisiydi beni o an ruhsuzlaştıran… Sezeryana karşı olan annelerden olmama rağmen Mira 42 hafta gelmediği için ve kalp atışları artık düzensizleştiğinden apar topar sezeryanla almak zorunda kaldılar . Ziya kendi isteğiyle doğumda bulundu, gördükleri çok hoşuna gitmemiş tabi, şaşırmadım. Hastaneden çıkınca tüm aile yazlığa kapandık. Annem, kayınvalidem, kardeşim, babam, görümcelerim. Kalabalık olması benim için çok güzel oldu, hiç lohusa sendromuna girmedim . İlk başlar sadece süt anne gibiydim. Ben emziriyorum Sezin gazını çıkarıyor annem altını değiştirip uyutuyordu. Ohh dedim kolaymış bu iş, ben böyle daha altı tane daha doğururum :)) Tabii olay yaz bitip eve gelince değişti :)) Yardımcı bulamama tek başına her şeye yetişememe derken Mira 3. ayda iken kısa bir lohusa sendromu yaşamış ve çevreme yaşatmış olabilirim :))) Ama hepsi...

Devamı