Pages Menu
TwitterRssFacebook
Categories Menu

| 0 yorum

New York

New York

Bir sehir düşünün ki; şehri gezerken bir yandan da küçük bir dünya turuna çıkıyorsunuz. Tibetli’den Dominikli’ye, Koreli’den Hindistanlı’ya her ülkeden insana rastlayabileceğiniz, 300’den fazla milletten insanın yaşadığı, 300 civarı dilin konuşulduğu dünyanın en kozmopolit şehri New York’a hoş geldiniz. Havalimanından çıktığınızda New York’a geldiğinizin pek de farkına varamıyorsunuz. Ta ki şehre ulaşana kadar. Manhattan’da sizi karşılayan sıra sıra gökdelenler, devasa binalar, hep bir yerden bir yere koşturan yüzlerce insan, sehrin sembolü sarı taksiler, saçında bigudilerle metroya yetişen teyzeler, hovarboardlarıyla işe gitmeye çalısan Wall Street’li Beyaz Yakalılar, sokak satıcılarından sıcak bagel- taze kahve almaya çalışanlar, dans ederek trafiği yöneten trafik memurları, kuytularda yaşamaya çalışan evsizler, meydanlarda sokak dansı yaparak hayatını kazanmaya çalışan sanatçılar… Yıllarca filmlerde görmeye alışkın olduğumuz bu görüntülere, gerçekte yaşayınca da hiç yabancısı olmadığınızı anlıyorsunuz. Gökyüzünün mavisine, güneşin sıcaklığına ulaşmanızı engelleyen gökdelenlerin arasında ilerlerken, birkaç blok ötede soluklanmanıza olanak sağlayacak kadar da irili ufaklı yüzlerce parkıyla (NYC 2015 resmi kayıtlarına göre 1.700 park bulunuyor.) bu sehir size ev sahipliği yapacaktır. “The City That Never Sleeps” olarak bilinen, Frank...

Devamı

| 0 yorum

Disneyland – Paris

Disneyland – Paris

Merhabalar, Eiffel’den de Galata’dan da baksanız en güzel dakikalarınız hep sevdiklerinizle geçirdikleriniz olmuyor mu? Evet dediğinizi duyar gibiyim… Biz 4,5 yaşındaki kızımla Paris’te yasıyoruz. Ailece biraz siz kibarca gezenti deyin ben göçebe diyeyim, kısaca gezgin bir ruhumuz var galiba yerimize oturamıyoruz ve özellikle tatil günlerini hep bir yerleri keşfetmeye çalışarak geçiriyoruz. Sizlerin sömestr tatili bitti ama bizim kış tatilimiz yeni geliyor, o yüzden de tabii ki neler yaparım planları yapmaya başladık. Bu planların en başında da küçük hanımın Disneyland isteği geliyor. Biliyorsunuz çocuklar arasında da fenomenler var, tabii ki Elsa’yı özellikle kız çocukları olanlar çok iyi tanıyacaktır, benim kızım da Elsa aşağı Elsa yukarı diyenlerden ve işte tam da bu sebepten tatilin bir gününü orada geçireceğiz. Ailelerin korkulu rüyası olan kaybolur muyuz, nerede kaç dakika bekleyeceğiz, yorulur muyuz, nerede yiyelim filan gibi soruları da her zaman aldığım için bu konuda biraz detaya girmek istiyorum. Konuya girmeden önce yaklaşık 4 yılımı Disneyland’da VIP Müşteri ilişkilerinde geçirdiğimi belirtmek isterim. Anlayacağınız Mickey Mouse kankam gibi bir şey:) Kızım beni prenseslerin yakın arkadaşı...

Devamı

| 0 yorum

PHUKET

PHUKET

Phuket Tayland’ın en büyük adası. Biz gezimize uçağımızın aktarma yaptığı Bankong’ uda aldık ve 5 gün Phuket -2 gün Bankonk olmak üzere güzel bir tatil geçirdik. Öncelikle gitmeyi düşünenler için, Phuket’e gitmek için en iyi aylar kasım ile Nisan ayları arasıdır. Mayıs ile kasım ayları arası ile riskli aylardır çünkü Muson yağmurlarına takılabilirsiniz. Gezicek yerlerine gelirsek: Patong Plajı: Adanın en hareketli plajı. Barlar,discolar,kaberalar…her gece sınırsız eğlence mevcut. Kata- Karon Plajları: Biz Kata’da kaldık. Bu adalar daha sakın adalar. Bizim gibi dinlenmeye gidenler için, sessiz,sakin yerler. Bang Thao – Surin Plajları: Daha lux tercihleri olanlar için. Büyük Buddha Heykeli: 45m yüksekliğindeki dev heykel oldukça görkemli Chalong Tapınağı: Budist tapınağı. Mimarisi oldukça ilgi çekici. Phi Phi Adaları: Leonardo Dicaprio’nun oynadığı ” The Beach” filmi ile meşhur olmuş.Plajı,kumu,denizi.. çok güzel. Mutlaka ziyaret edin. Racha Adaları: Özellikle benim gibi dalmayı sevenler için. Fil Gezileri: Bence sakın yapmayın. Hayvanların o haline resmen üzüldüm. Masaj ve Spa: 1 saat masaj 20 Tl . Evet evet yanlış duymadınız. Simon Cabaret: Travesti olduklarına inanmak güç Otelimiz Kata Beach....

Devamı

| 0 yorum

Sakıp Sabancı Müzesi ve Miro

Sakıp Sabancı Müzesi ve Miro

Bu hafta sonu da malum Ziya yine yurt dışında fuar da olduğu için halamız Çiğdem Kopuz ile bir program yaptık. Ne zamandır gitmek istediğim fakat bir türlü vakit bulamadığım Sabancı Müzesinde ki Joan  Miro’nun kadınlar, kuşlar, yıldızlar sergisine gittik. Sakıp Sabancı müzesine de , yaklaşımına da bayılıyorum ve çok destekliyorum. Öncelikle her yerde yetişkin’in yanında çocuk bedava durumu Sabancı Müzesinde çocuğun yanında yetişkin ücretsiz şeklinde. Eee çocuk zaten ücretsiz. Yani çocukları müzeye götürmemiz için daha ne yapsınlar değil mi? 🙂 Asım yolda uyuyup kaldı. Biz de kızlarla başladık gezmeye. Yade 1,5 yaşında, Mira 3,5 yani evet çok da resimmiş, sergiymiş anlayabilecek yaş da değiller ama bence görsel bellekleri açısından faydalı. Neyse içeride fotoğraf çekilmek yasak olduğu için işte dışarıda çekildiğimiz bazı fotoğraflar ile sabancı...

Devamı

| 0 yorum

THASSOS

THASSOS

Aslında hiç düşüncemizde yoktu Thassos tatili. Ben Avrupa planları yapıyorken bir baktım kardeşimin peşine takılmışız ve Yunanistandayız.   Thassos hem Türkiyeden uzaklaşmak isteyip hem de çok uzağa gitmek istemeyenler için en iyi adres. Otomobil ile seyehat etmek özelliklede çocuklu tatil isteyenler için kesinlikle önerilebilir. Oldukça ucuz olmasıda başka bir artısı. İstanbuldan otomobilinize atlıyorsunuz Trakyada köy kahvaltınızı yapıp Thassos feribotuna binip limana geliyorsunuz. Dönüşte ise Edirne Özcanlar Köfte de köfte yemeyi unutmayın derim. İstanbul Thassos arası 7 saat. Biz feribottan indikten sonra 15 dakikalık bir araba yolculuğu yaparak otelimizin olduğu Golden Beach bölgesine geldik. Aslına bakarsanız Thasos da tek önereceğim otel Makryammos  ama malesef yer olmadığı için biz başka bir oteli tercih ettik. Burada ki oteller konusunda çok bir beklentiye girmeseniz iyi olur. Çoğu butik otel diye geçiyor. Hani butik otel deyince aklınıza ne gelir? Benim Alaçatı butik otelleri tarzı yerler geliyor valla, ama hiç beklentinizi yükseltmeyin çünkü oteller malesef çok iyi değil. Şöyle söyliyeyim bizim kaldığımız oda suit oda idi ve resmen banyo alırken duşa sığılmıyordu:)) Ada da yapılacak en güzel...

Devamı

| 7 yorum

San Francisco – Washington – New york

San Francisco – Washington – New york

New York     Gezdiğim yerleri size tanıtmaya kaldığımız yerden devam edelim. Başlığımız  asla uyumayan şehir: New York Sex&City zamanlarından tutkunu olduğumuz , her bekar genç kızın yaşamak için hayalini kurduğu şehir. 1 hafta kalma fırsatı bulduğum New York da nereleri gezebiliriz bir bakalım: Central Park: Manhattan adasının ortasında yer alıyor. Tamamen yapay olarak yaratılmış çok büyük bir park. Parkta yapay göller, hayvanat bahçesi, anıtlar, oyun alanları, açık hava tiyatrosu, kafeterya, yürüyüş alanları bulunuyor. Yok yok yani.  Gördüğünüzde fark edeceksiniz ki aslında bir çok Amerikan filmine ev sahibi yapmış bu park’ a hiç de yabancı değilsiniz. Time Meydanı : Kalabalık, bol ışık, ses ve hareket 🙂 Özgürlük Anıtı: Fransa tarafından Amerika’ya hediye edilmiş bu çok ünlü heykeli en iyi tekne ile yapacağınız bir gezi sayesinde göreceksiniz ya da Battery Park’taki South Ferry iskelesinden gemiler kalkiyor. China Town: Bence çok görülesi değil ama yine de seçim sizin. Empire State Building: New York’un simgesi. Malesef tepesine çıkıp New York’u kuş bakışı izliyemedim:( Little Italy: China Town’nun kuzeyinde bulunan mahallede İtalyan restoranları, kahveleri ve butikleri bulunuyor. Chelsea: Bir çok...

Devamı