Pages Menu
TwitterRssFacebook
Categories Menu

| 0 yorum

Sonbahar Alerjileri

Sonbahar Alerjileri

Mevsim Sonbaharsa eğer akla gelen ilk hastalık, nezle ve alerji. Doğanın kışa hazırlandığı dönem olan Ağustos sonu başlayan ve Kasım ortalarına kadar devam eder. Polenlerin çevresel faktörlerle bir araya geldiği bu dönemde kendimizi ve çocuklarımızı alerjik ortamlardan mümkün olduğunca korumamız alerji tedavisinin en önemli basamağıdır. Sonrasında ise yapılması ve yapılmaması gerekenler için uzmanların tavsiye ettiği bir kaç öneriyi sizlerle paylaşmak istiyorum. * Polen alerjiniz bir hekim tarafından tespit ettirin. * Polen dönemlerinde polen üreten ağaçlara ve bitki örtüsüne yakın bir yerleşim yerindeyseniz camlarınızı kapalı tutmaya gayret edin. * Ev içinde polen filtreli havalandırma kullanın. * Polenlerin yoğun olarak etkili olduğu 10:00 ila 16 saatleri arasında mümkünse dışarıya çıkılmamalı yada koruyucu maske ile dışarı çıkılmalı. * Dışarıdan eve döndüğünüzde duş alınmalı. * Polenlerin yapışmış olduğu ihtimaline karşılık giysilerinizi yatak odasına konmamalı. Yukarda saydıklarım uzmanların dikkat etmemiz gereken önerileriydi. Şimdi alerjik olan kişiler için yapılması gereken 3 öneriyi sizlerle paylaşıyorum. Güneş: Gün içinde fırsat buldukça güneşin faydalarından yararlanmak. Acık ve temiz havda yürüyüşler yapmak ve Güneşin en büyük yararı olan D...

Devamı

| 0 yorum

Eyvah Çocuğum Panik Atak

Eyvah Çocuğum Panik Atak

     Son yılların en çok duyulan problemlerinden olan kaygı bozukluğu ve en çok bilinen alt başlıklarından biri olan panik atak çok insanın korkulu rüyası haline dönüştü. Hayati her alanda kısıtlayan ve zorlaştıran bu rahatsızlığın en çok bilinen belirtileri ölüm korkusu ve çıldırma korkusu. Panik atak aniden başlayan, bilinmeyen yoğun korku ve zaman içinde tekrarlayan kişiye yoğun sıkıntı veren dehşete düşüren korku nöbetleridir. Panik atak yetişkinlerde görülebildiği gibi çocuklarda da sıkça görülür.     Kaygılarımız hayatımızı  sosyal, özel ve iş alanlarında kısıtlamaya başladıysa, düşüncelerimizi kontrol altına alamıyorsak o zaman bunu düşünce sistemini değiştirerek kaygılarınızı kontrol altına almayı hedefleyerek danışanların sorunlarına  yol göstermeye çalışıyoruz; fakat eğer panik atağı yaşayan kişilerin çocukları varsa kendi kaygılarının yanısıra birde ya bu davranışlarımı çocuğum  öğrenir ve bu durumu onlarda yaşar mı endişesi oluşmaya başlıyor. Doğru olan bir şey varsa bazı pisikolojik davranışların genetik olduğu fakat bilinen bir doğru daha varki görerek öğrenme öğrenme yöntemlerinden en rahat ve kolay olanı. Maalesef ki çok çocuk ve ergen danışanlarımızda öğrenilmiş kaygı atakları görüyoruz ve aileyle konuşurken anlıyoruz ki ailede de...

Devamı

| 0 yorum

SÜTLÜ KAHVALTILAR TOPLANTISI

SÜTLÜ KAHVALTILAR TOPLANTISI

Geçen gün fikirannesi‘nin daveti ile güzel ve faydalı bir etkinliğe davetli idim. Süt ile ilgili bilgilerin verildiği bu etkinlikte yeni şeyler öğrendim. Öncelikle şunu söylememde fayda var: ben açık süt taraftarıyım. Açıldığından 1 ay sonra bile bozulmayan, ekşimeyen bir sütün sağlıklı olduğunu mantığım kesinlikle kabul etmiyor. Bunun yanında açık süt ile ilgili kötü bir tecrübe de yaşamış biriyim. Aylardır satın aldığım açık süt’e yaptırdığım incelemede sütün içinde antibiyotik ve sağlığa zararlı kimi maddeler rastlandı malesef. Şu an için günlük süt kullanıyoruz ama güvenilir bir açık süt arayışımız devam ediyor. Toplantı notları ise şu şekilde:  ” Süte uygulanan ısıl işlemler nelerdir? Pastorizasyon ve UHT nedir? Süt, mikroorganizmaların yaşaması ve gelişip çoğalması için çok uygun ortam oluşturmaktadır. Sütte bulunabilecek olası patojenik mikroorganizmaları yok edebilmek, besin değerini koruyabilmek için uluslararası normlarda kabul gören ısıl işlemler (pastörizasyon ve UHT) uygulanmaktadır. Ayrıca çiğ süte evde uygulanan kaynatma yöntemi de bir ısıl işlem sayılabilir. Pastörize süt, çiğ sütlerin, doğal ve biyolojik özelliklerine zarar vermeden patojen organizmanın tamamen, diğer organizmaların da büyük bir çoğunlukla yok edilmesini sağlayacak...

Devamı

| 0 yorum

ÇOCUKLARDA DEPRESYON

ÇOCUKLARDA DEPRESYON

    Çocukları hep mutlu, bizler gibi ruh hallerine giremeyen, sevgi kelebekleri gibi görsek de, çocuklar da depresyona girebilir. Çocuklarda görülen depresyon, yetişkinlerin yaşadığı depresyondan farklı bir seyir izler ve çok erken yaşlarda ortaya çıkabilir. Bir çocuğu çok uzun zaman aralıklarında ve kısa süreli olarak mutsuz görmek, depresyonda olduğu anlamına gelmez.  Çocuklar da bizler gibi gün içinde değişik duygu durumları yaşayabilir ve yaşadıklarından etkilenebilir. Bir çocuğa “depresyonda” diyebilmemiz için süregelen bir mutsuzlukla birlikte günlük yaşamını olumsuz etkileyen unsurlar görmemiz gerekir. ÇOCUĞUN DEPRESYONDA OLDUĞUNU GÖSTEREN BELİRTİLER : Her çocuk depresyonu farklı şekillerde yaşar. Bu durum aile yapısı, yetişme tarzı, mizaç özelliklerine göre değişiklik gösterebilir. Çocuk kendisinin depresyonda olduğunun farkında olmaz, bu durum çocuğun süregelen psikolojik durumundan tespit edilebilir. Depresyon çocuğundaki duygu durum bozukluklarını şu şekilde sıralayabiliriz: * aşırı isteksizlik * umutsuzluk hali * mutsuzluk hali * dikkat eksikliği * sürekli evde durmak isteme * halsizlik ve uykusuzluk hali * ani öfke patlamaları * ağlama krizleri * sürekli karnının, başının ağrıdığından yakınma * düzensiz uyku Bu maddelerden en az 4 tanesini...

Devamı

| 0 yorum

HAMİLELİKTE SEYAHAT

HAMİLELİKTE SEYAHAT

Hamilelikte seyahat etme konulu yazıma başlamadan önce; hamilelik yolculuğum boyunca,yani o cennetten gelen mucizeyi kucağıma alana kadar geçen dokuz aylık sürede hissettiğim tek bir kelimeyi yazayım; “endişe”. Tabi doğduktan sonra da devam ediyor o kelimenin bende varlığı ancak sadece boyut değiştiriyor. Gebelik; tıbbın ilerlemesi ile birlikte biz annelerin merakını ve endişe duygularını baskılamış olsa da; neticede orası kapalı bir kutu. 9 ay boyunca zaman zaman heyecan ve mutlulukla bastırdığımız bu duygu her adımda kendini gösteriyor.En basitinden arabaya binerken bile bi okşuyoruz göbeğimizi,izin ister gibi,gidelim mi annecim,binelim mi arabaya,güvende misin der gibi… Hamilelikte yolculuğun güvenli olduğu aylar var, olmadığı aylar da var; yolculuk yasağı konan gebelikler de var konmayan gebelikler de var. Hamileliğin ilk 14 haftası düşük riski fazla olduğu için yolculuk etmek riskli olabilir.Fakat ikinci trimester yani 14-28 haftalar arası artık bebek rahime tutunmuştur,büyümeye gelişmeye başlamıştır,mercimeklikten terfi etmiştir ☺ .Tabi bunun yanında ilk haftalar boyunca size hayatı dar eden bulantılar, halsizlikler, iştahsızlıklar, baş dönmeleri artık geride kalmıştır.O sebeple bu haftalarda yola çıkmak daha rahat olacaktır. Daha detaylı anlatmadan önce...

Devamı

| 3 yorum

Meğer Evde Uyuz Besliyormuşuz…

Meğer Evde Uyuz Besliyormuşuz…

Asım 6 aylık idi Egzama teşhisi konulduğunda. Bununla birlikte süt ve süt ürünlerine karşı alerjisi tespit edilmişti. Önce süt ve süt ürünlerini kestik. Zamanla yavaş yavaş tekrar vermeye başladık,  taaaaa ki 2 ay öncesine kadar. İki ay önce Asım’ın bacaklarında kızarıklıklar gördük,  alerjisinin tekrar başladığını düşünüp süt ve süt ürünlerini kestik. Ama zamanla kızarıklıklar çoğaldı. O günlerde mandalina çok yediği için bu durumun mandalinadan kaynaklandığını düşündük. Fakat mandalinayı kesmemize rağmen hala geçmeyince sıra ile bal, süt ürünleri, mandalina vs… bir çok yiyeceği kestik, ama malesef kızarıklıklar geçmediği gibi resmen yaraya dönmeye başladı. Dermatoloğa gözükmeye karar verdik. Dermatolog, ”egzama ve alerjisinin olduğu doğrudur ama bir şey daha var, tam tanı koyamıyorum, …. ilaçları kullanın haftaya göreyim” dedi. Verdiği ilaçları düzgün bir şekilde kullandık fakat ilaçlar hiç bir fayda etmediği gibi çocuğun yaraları da çoğalmaya başladı . Daha sonra bir tanıdığımız ”bu işte uzman Çapa çocuk alerji bölümüdür, düşünsene ellerine hergün ne vakalar geliyor, direkt oradaki bir profesörden randevu al” dedi. Al demesine dedi de  güzel ülkemde sağlığa verilen değer malum, bana...

Devamı