Pages Menu
TwitterRssFacebook
Categories Menu

| 0 yorum

Disneyland – Paris

Disneyland – Paris

Merhabalar,

Eiffel’den de Galata’dan da baksanız en güzel dakikalarınız hep sevdiklerinizle geçirdikleriniz olmuyor mu? Evet dediğinizi duyar gibiyim…

Biz 4,5 yaşındaki kızımla Paris’te yasıyoruz. Ailece biraz siz kibarca gezenti deyin ben göçebe diyeyim, kısaca gezgin bir ruhumuz var galiba yerimize oturamıyoruz ve özellikle tatil günlerini hep bir yerleri keşfetmeye çalışarak geçiriyoruz.

Sizlerin sömestr tatili bitti ama bizim kış tatilimiz yeni geliyor, o yüzden de tabii ki neler yaparım planları yapmaya başladık.

Bu planların en başında da küçük hanımın Disneyland isteği geliyor. Biliyorsunuz çocuklar arasında da fenomenler var, tabii ki Elsa’yı özellikle kız çocukları olanlar çok iyi tanıyacaktır, benim kızım da Elsa aşağı Elsa yukarı diyenlerden ve işte tam da bu sebepten tatilin bir gününü orada geçireceğiz.

Ailelerin korkulu rüyası olan kaybolur muyuz, nerede kaç dakika bekleyeceğiz, yorulur muyuz, nerede yiyelim filan gibi soruları da her zaman aldığım için bu konuda biraz detaya girmek istiyorum.

Konuya girmeden önce yaklaşık 4 yılımı Disneyland’da VIP Müşteri ilişkilerinde geçirdiğimi belirtmek isterim. Anlayacağınız Mickey Mouse kankam gibi bir şey:) Kızım beni prenseslerin yakın arkadaşı olarak biliyor bozmayın 🙂

Öncelikle annelerin babalardan daha evhamlı olduğu gerçeğini bilerek size çocuğunuzun koluna ya da cebine telefon numaranızı koymanızı ve kaybolduğunu hissettiiği an görevlilerden birine gitmesini söylemenizi tavsiye edeceğim. Durun gözlerinizi kocaman kocaman açıp dua etmeye başlamayın, hayat bu her şey olabilir. Disney çalışanları buna alışık, rahat rahat gidip çocuğunuzu Baby Care adlı birimden alabilirsiniz.

Tamam önlemimizi aldıktan sonra işin eğlence kısmına gelelim. Öncelikle ufak çocuklarınız varsa Fantasyland’den başlamanızı öneririm. Bir çok yerde boy sınırı ya da korkutucu şeyler olabileceğinden Fantasyland en ideali. Hatta kendim bile It’s a Small World atraksiyonuna bayılıyorum. Alice In Wonderland, Pinokyo gibi masal kahramanlarını ziyaret edebilirsiniz.

Yok, çocuklar 6-7 yaşları civarında ya da daha büyükseler o zaman Adventureland’e gidip meşhur Pirates of The Caribbean ile gezinize başlarsınız. Size tavsiyem Fast Pass sisteminden faydalanmanız bunu da City Hall adlı Müşteri İlişkileri birimi size anlatacaktır. City Hall’a illa ki uğrayın çünkü ne açık ne kapalı o gün hangi gösteri var size bilgi vereceklerdir bu da sizi büyük ölçüde rahatlatacaktır.

Hamilelere, engellilere ve ayakta durmayı engelleyecek bir rahatsızlık geçirmiş olanlara da Mavi bir kart veriliyor beklemeden herşeyden faydalanabiliyorsunuz.

Peki bebeğiniz varsa? Baby Care sizin için harika bir yer olacaktır. Bebekle ilgili her ürün satılması bir yana oturup rahat rahat bebeğinizi emzirebileceğiniz sallanan koltuğu dahi bulacaksınız.

Gelelim yemek işine. Bizim için cok onemli:))) Disneyland’da karakterlerle yemek yemek diye bir olay var. Bunu da Café Mickey yapıyor ve cidden çok şeker bir yer. Benim favorim Anette’s Diner. 60Lı yılların Amerikan filmlerinden çıkmış gibi kocaman milkshakeler, ev yapımı burgerlerle gerçekten eğlenceli bir yer.

Şöyle hafif bir kruvasan, bir brownie, bir muffin alayım kahvemi de içeyim derseniz de o zaman illa ki Cable Car Bake Shop. Enteresan bir yerde yiyeyim diyorsanız da (Disney’deyim zaten enteresan bir yerdeyim dediğinizi duyar gibiyim ama sürprizler hiç bitmez:) Pirates of The Caribbean’in altındaki Blue Lagoon Restaurant’ta yiyebilirsiniz. Açık büfeden hoşlanan biriyseniz de tavsiyem Inventions ve Agrabah Café.

Iyi güzel de şu bekleme, kalabalık olayı yok mu diyorsunuz belki de. Birincisi Paris’te çarşambaları okullar tatil. Yani çarşamba günü giderseniz gerçekten kalabalıktan başınızı alamazsınız. İkincisi Noel, Halloween gibi önemli zamanlarda gitmek için Noel gününü ya da Halloween gününü beklemeyin derim. Bir iki gün öncesinde gittiğinizde de dekorasyonlar ayni şekilde sizi bekliyor olacaktır. Cumartesi de tabii ki çok hareketli bir gün. O yüzden en iyisi hafta içi gitmek diye düşünüyorum.

Ben de şimdi planlarımı yapıyorum. Paris’te çocukla sadece Disneyland yok elbette. Biliyorsunuz gidilecek müzelerin, restaurantların, cafelerin, parkların sayısı oldukça fazla. Bunlardan ve daha bambaşka şeylerden bahsederken buluşmak üzere şimdilik herkese sevgilerimi yolluyorum.

Pelin Kumral

@theparistique

IMG_6573 IMG_6574 IMG_6575

Print Friendly, PDF & Email

Yorumunuzu yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir