Pages Menu
TwitterRssFacebook
Categories Menu

| 0 yorum

Berrak’ın çantasında neler var?

Berrak’ın çantasında neler var?

Evet, işte beklenen an geldi. Komirra olarak yerimizde duramadık ve insanların çantalarına girmeye karar verdik! İlk kurbanımızı da zevkli ve bi’tanecik arkadaşım avukat Berrak Haşioğlu olarak belirledik… Tadaaam.. İşte hedefimiz bu. Açtık baktık neler var neler… Berrak’ın küçük prens tutkusu, çantasına kadar girmeyi başarmış. Moleskine’in ürettiği “küçük prens” konulu ajandası her daim çantasında. Siz bilmiyorsunuz ama Küçük Prens’in hemen hemen yayımlandığı her dilden örneği ofisteki kitaplığında mevcut. Ve soğuuuk kış günlerinde, hasta olup yataklara düşmesini engelleyen kulaklığı. Tabi ki cep telefonu. Pardon! Cep telefonları… Ortadan kaybolma şansını sıfıra indiren bu durumu kabullenmiş durumda. Aman efendim şarjım bitti, yok efendim telefonu evde unuttum, vay efendim biriyle görüşüyordum gibi numaralarla kurtulma şansı hiç yok. 🙂 Birinden ulaşamazsak, diğeriyle elimizde! İşte bu enteresan. Çantadan bir de küçük çanta çıktı. Onun içindense minik bir ecza deposu. Aslında bir aslan burcunun bü tür önlemlere hayatında yer verdiğine inanmak güç ama, yanında sürekli taşır işte. Bu durum bizim için süper oluyor mu? E oluyor haliyle.. Yara bandından alerji hapına, ağrı kesiciden mide ilacına kadar her...

Devamı

| 3 yorum

Sevilayın Zevki

Sevilayın Zevki

Kızlarla sık sık bir araya gelmek çok zor olabiliyor, özellikle çocuk varken ve çalışıyorken. Biz de arkadaşlar olarak buna geleneksel bir çözüm bulduk : ALTIN GÜNÜ! :)) Her ay birimizin evinde toplanıyoruz. Çaylarımızı içip böreğimizi yiyip yarım altınımızı ev sahibine bıraktıktan sonra evimizin yolunu tutuyoruz. Bu vesile ile de her ay bir kere de olsa birbirimizi görmüş oluyoruz. Bu ayki ev sahibemiz Sevilay’ dı. İki dünya güzeli çocuk annesi, dekorasyon delisi avukat bir anne. Evindeki her detayı kendi çizmiş ve yaptırmış, hiç bir şey hazır değil evde , bu uğurda marangoz atölyelerinde saatler geçirmiş,kumaşlar yastıklar derken ortaya romantik bir ev çıkmış. Zaten kendisi de uslanmaz romantik şairlerden. Evinin her detayında bunu net görmeniz mümkün. Hazırladığı sofrada bile kuşlar , çiçekler var. Ziya bir haftadir Mira’yı görmediği ve onu özlediğinden erken kalkmamız , tatlıyı kaçırmamıza sebep olmuş olsa da biz bu günden çok keyif aldık.      ...

Devamı

| 1 yorum

Çağlayan Adliyesinde Emziren Avukat

Çağlayan Adliyesinde Emziren Avukat

Bugün sabah arkadaşım Güneş’ e kahvaltıya gittim. Öğleden sonra  duruşmam olduğu için Mira, Güneş ve ben Çağlayan’ daki yeni adliyemizin yolunu tuttuk. Arabadan iner inmez ilk süprizle karşılaştık; Avrupa’ nın en büyük adliyesinde ana girişte bebek arabasının çıkması için bir yokuş yada meğil yoktu! Eeeee nasıl çıkacak bu bebek arabası şimdi? Hadi kabul ediyorum, bebek arabası adliyede çok rastlanılan bir şey değil ama engelli vatandaşları da mı düşünmediniz? Neyse artık, oradakilerin de yardımıyla bebek arabasını sırtladık çıktık merdivenlerden Miracığımla, tuttuk duruşma salonunun yolunu. Duruşma 13.00 duruşmasıydı, saat 14.00 oldu, hala sıra bize gelmedi. Mira acıktı, ağlamaya başladı. Mübaşire söyledik durumu, başladık emzirme odası aramaya. Ve evet, koca adliyede emzirme odası  da yoktu! Artık günümüzde en küçük alışveriş merkezlerinin bile emzirme ve bebek odaları varken koca adliyede bir emzirme odası yoktu. Güneş ile çözüm aramaya başladık; tuvaletler olmaz. Bir çalışan kalem odasını tavsiye etti ama orayada giren çıkan bir sürü insan oluyordu. Tabi biz bu arayıştayken Mira da ortalığı inletiyordu. Güneş Mira’ yı oyalamaya uğraşıyor, bense çözüm bulmaya çalışıyordum. Saat oldu 15.00, hala duruşma sırası...

Devamı